TranslateTR İngilizce Sözlük
store
IPA UK /stɔːr/ - US /stɔːr/
stor
store Türkçede genellikle mağaza, dükkân; depo, stok; saklamak, depolamak, kaydetmek anlamına gelir.
store Ne Demek?
a shop where people buy goods or services
mağaza, dükkân
Store özellikle Amerikan İngilizcesinde mağaza veya dükkân anlamında çok yaygın kullanılır. British English'te aynı anlam için çoğu zaman shop kelimesi tercih edilir. Grocery store, clothing store, online store ve department store gibi kalıplarda sık görülür.
Örnek cümleler
-
I bought this jacket from a small store near my house.
Bu ceketi evimin yakınındaki küçük bir mağazadan aldım.
-
The store opens at nine o'clock in the morning.
Mağaza sabah saat dokuzda açılıyor.
-
There is a grocery store on the corner.
Köşede bir bakkal/market var.
-
She works in a clothing store after school.
Okuldan sonra bir giyim mağazasında çalışıyor.
-
This online store sells books, bags and school supplies.
Bu online mağaza kitap, çanta ve okul malzemeleri satıyor.
-
We went to the store to buy some milk.
Biraz süt almak için mağazaya/markete gittik.
-
The store was very crowded on Saturday.
Mağaza cumartesi günü çok kalabalıktı.
-
Do you know a good electronics store in this city?
Bu şehirde iyi bir elektronik mağazası biliyor musun?
-
The new store has a modern design and friendly staff.
Yeni mağazanın modern bir tasarımı ve güler yüzlü çalışanları var.
-
I returned the shoes to the store because they were too small.
Ayakkabılar çok küçük olduğu için onları mağazaya iade ettim.
-
The store offers discounts for students.
Mağaza öğrencilere indirim sunuyor.
-
My mother is at the store right now.
Annem şu anda mağazada/markette.
-
The furniture store is next to the bank.
Mobilya mağazası bankanın yanında.
-
This store accepts cash and credit cards.
Bu mağaza nakit ve kredi kartı kabul ediyor.
-
The store manager helped us choose the right product.
Mağaza müdürü doğru ürünü seçmemize yardımcı oldu.
-
Many people prefer online stores because they are fast and easy.
Birçok insan hızlı ve kolay olduğu için online mağazaları tercih eder.
-
The toy store is very popular with children.
Oyuncak mağazası çocuklar arasında çok popülerdir.
-
We found a beautiful gift in a local store.
Yerel bir mağazada güzel bir hediye bulduk.
-
The store has a special section for English learning books.
Mağazada İngilizce öğrenme kitapları için özel bir bölüm var.
-
A good store should have clear prices and helpful workers.
İyi bir mağazada net fiyatlar ve yardımcı çalışanlar olmalıdır.
Eş anlamlılar
Yakın kelimeler
Sık kullanılan kalıplar
a supply of something kept for future use, or a place where things are kept
depo, stok, erzak, saklanan malzeme
Store isim olarak yalnızca mağaza anlamına gelmez. Bir yerde saklanan yiyecek, malzeme, enerji, bilgi veya eşya için de kullanılır. Bu kullanımda çoğu zaman a store of, food stores, energy stores, data store gibi kalıplar görülür.
Örnek cümleler
-
The farmer keeps a store of grain for the winter.
Çiftçi kış için bir tahıl stoku saklar.
-
We have a small store of food in the basement.
Bodrumda küçük bir yiyecek stoğumuz var.
-
The company has a large store of spare parts.
Şirketin büyük bir yedek parça stoğu var.
-
The body uses its fat stores when it needs extra energy.
Vücut ekstra enerjiye ihtiyaç duyduğunda yağ depolarını kullanır.
-
The school keeps an emergency store of water and medicine.
Okul acil durumlar için su ve ilaç stoğu bulundurur.
-
There is a store of old documents in the archive room.
Arşiv odasında eski belgelerden oluşan bir depo var.
-
A data store can hold millions of records.
Bir veri deposu milyonlarca kaydı tutabilir.
-
The warehouse is used as a store for seasonal products.
Depo, sezonluk ürünler için saklama yeri olarak kullanılır.
-
The village had a store of firewood for cold nights.
Köyde soğuk geceler için odun stoğu vardı.
-
The museum has a store of rare historical objects.
Müzenin nadir tarihi objelerden oluşan bir deposu var.
-
The computer keeps temporary files in a local store.
Bilgisayar geçici dosyaları yerel bir depoda tutar.
-
The team checked the store of medical supplies before the trip.
Ekip yolculuktan önce tıbbi malzeme stoğunu kontrol etti.
-
There was a hidden store of money under the floor.
Zeminin altında gizli bir para stoğu vardı.
-
Cloud systems can work as a secure store for business files.
Bulut sistemleri iş dosyaları için güvenli bir depo görevi görebilir.
-
The kitchen has a store of rice, flour and oil.
Mutfakta pirinç, un ve yağ stoğu var.
-
The app uses a private store for user preferences.
Uygulama kullanıcı tercihleri için özel bir veri deposu kullanır.
-
The rescue team brought a store of blankets and food.
Kurtarma ekibi battaniye ve yiyecek stoğu getirdi.
-
The library has a store of digital books for students.
Kütüphanede öğrenciler için dijital kitap deposu var.
-
A good business should manage its product stores carefully.
İyi bir işletme ürün stoklarını dikkatli yönetmelidir.
-
The phone keeps photos in its internal storage store.
Telefon fotoğrafları dahili depolama alanında saklar.
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Yakın kelimeler
Sık kullanılan kalıplar
to keep something in a particular place so that it can be used later
saklamak, depolamak, muhafaza etmek, kaydetmek
Store fiil olarak bir şeyi daha sonra kullanmak için saklamak, bir yere koymak, depolamak veya dijital olarak kaydetmek anlamına gelir. Food, information, data, files, photos, energy ve memories gibi kelimelerle sık kullanılır.
Örnek cümleler
-
You should store medicine in a cool and dry place.
İlaçları serin ve kuru bir yerde saklamalısın.
-
The computer stores all your files automatically.
Bilgisayar tüm dosyalarını otomatik olarak kaydeder.
-
We store winter clothes in boxes under the bed.
Kışlık kıyafetleri yatağın altındaki kutularda saklarız.
-
This app stores your search history.
Bu uygulama arama geçmişini kaydeder.
-
Do not store food near cleaning products.
Yiyecekleri temizlik ürünlerinin yanında saklama.
-
The website stores user information securely.
Web sitesi kullanıcı bilgilerini güvenli şekilde saklar.
-
Bees store honey in the honeycomb.
Arılar balı petekte depolar.
-
Plants store energy from the sun.
Bitkiler güneşten gelen enerjiyi depolar.
-
I store important documents in a locked drawer.
Önemli belgeleri kilitli bir çekmecede saklarım.
-
You can store your photos in the cloud.
Fotoğraflarını bulutta saklayabilirsin.
-
The system stores passwords in an encrypted form.
Sistem şifreleri şifrelenmiş biçimde saklar.
-
We need to store these products before shipping.
Bu ürünleri kargolamadan önce depolamamız gerekiyor.
-
The brain stores information in different ways.
Beyin bilgiyi farklı şekillerde depolar.
-
Please store the chairs in the meeting room after the event.
Etkinlikten sonra sandalyeleri toplantı odasında saklayın.
-
The battery stores enough energy for ten hours.
Pil on saat yetecek kadar enerji depolar.
-
Many students store new words in a vocabulary notebook.
Birçok öğrenci yeni kelimeleri kelime defterinde saklar.
-
You should not store personal data without permission.
Kişisel verileri izin olmadan saklamamalısın.
-
The company stores backup files on a separate server.
Şirket yedek dosyaları ayrı bir sunucuda saklar.
-
This bag is useful because it can store many small items.
Bu çanta kullanışlıdır çünkü birçok küçük eşyayı saklayabilir.
-
The camera can store thousands of high-quality images.
Kamera binlerce yüksek kaliteli görseli kaydedebilir.
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Yakın kelimeler
Sık kullanılan kalıplar
Bu kelimeyle sık kullanılan kalıplar
İlgili konu başlıkları
store Kullanırken Yapılan Hatalar
-
Yanlış I went to the market store yesterday.
Doğru I went to the store yesterday.
Store zaten mağaza/market anlamı verebilir. Market store ifadesi çoğu durumda gereksiz ve doğal değildir.
-
Yanlış I stored to the store.
Doğru I went to the store.
Store isim olarak mağaza anlamına gelir. Bir yere gitmek için go to the store kullanılır.
-
Yanlış The phone store my photos.
Doğru The phone stores my photos.
Store fiil olarak kullanıldığında üçüncü tekil şahısta stores şeklinde çekimlenir.
-
Yanlış I have many store in my phone.
Doğru I have a lot of storage on my phone.
Telefonda depolama alanı demek için store değil storage kullanılır.
-
Yanlış Please save the boxes in the store room.
Doğru Please store the boxes in the storeroom.
Bir şeyi bir yere yerleştirip saklamak anlamında store fiili kullanılabilir. Storeroom ise depo odası anlamına gelir.
-
Yanlış This store is very cheap prices.
Doğru This store has very low prices.
Mağazanın fiyatları ucuz demek için has low prices yapısı daha doğaldır.
-
Yanlış I will make shopping in the store.
Doğru I will go shopping at the store.
İngilizcede alışveriş yapmak için make shopping denmez. Go shopping veya shop kullanılır.
-
Yanlış The website store informations.
Doğru The website stores information.
Information sayılamayan isimdir ve çoğul yapılmaz. Ayrıca website üçüncü tekil şahıs olduğu için stores gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Store Türkçede mağaza, dükkân, depo, stok, saklamak, depolamak veya kaydetmek anlamına gelir. Anlamı cümlede isim mi fiil mi kullanıldığına göre değişir.
Store hem isim hem de fiil olarak kullanılabilir. İsim olarak mağaza veya depo anlamına gelir. Fiil olarak ise saklamak, depolamak veya kaydetmek anlamında kullanılır.
Evet. Store özellikle Amerikan İngilizcesinde mağaza veya dükkân anlamında çok yaygın kullanılır. Örneğin grocery store market, clothing store giyim mağazası demektir.
Store ve shop çoğu zaman mağaza anlamında benzer kullanılır. Store Amerikan İngilizcesinde daha yaygındır. Shop ise British English'te daha sık tercih edilir.
Online store, internet üzerinden ürün veya hizmet satışı yapılan online mağaza anlamına gelir.
Grocery store, yiyecek ve temel ihtiyaç ürünlerinin satıldığı market veya bakkal anlamına gelir.
Store fiil olarak bir şeyi daha sonra kullanmak için saklamak, depolamak veya dijital ortamda kaydetmek anlamına gelir.
Store data, veri saklamak veya veri kaydetmek anlamına gelir. Teknoloji ve yazılım alanında çok sık kullanılır.
Store information, bilgi saklamak veya bilgiyi kaydetmek anlamına gelir.
Store düzenli bir fiildir. Geçmiş zamanı stored şeklindedir. Örneğin, The system stored the files cümlesi Sistem dosyaları kaydetti anlamına gelir.
Stored, store fiilinin geçmiş zaman ve past participle halidir. Türkçede saklandı, depolandı veya kaydedildi anlamına gelir.
Teknoloji alanında store, dosya, veri, bilgi, fotoğraf veya kullanıcı ayarlarını kaydetmek ve saklamak anlamında kullanılır.
Mağaza anlamında shop, market, outlet; saklamak anlamında keep, save, preserve, archive; stok anlamında stock, supply ve reserve kelimeleri benzer anlamlıdır.
Evet. Store günlük İngilizcede çok sık kullanılır. Alışveriş, market, online mağaza, veri saklama ve eşya depolama gibi birçok konuda geçer.
Store kelimesi grocery store, online store, clothing store, department store, store data, store files, store information, store food ve store safely gibi kalıplarla sık kullanılır.